Logo Background RSS

İslam’da İffetin cinsiyeti yok

  • Written by | No Comments Comments
    Last Updated: Kasım 5th, 2011

    Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde halk arasında ne yazık ki meşru olmayan ilişkilerle ilgili yaygın bir anlayışı yansıtan “Kadının yüzünün karası ,erkeğin elinin kınası”deyimine rastladım.Bu söz,genel anlamda hayatın her alanında hakkı olmayana el uzatma ya da bulaşma olarak nitelendirebileceğimiz İFFETSİZLİĞİN,kadın ve erkek üzerindeki ‘kına’ve ‘kara’gibi kıyas kabul etmez algı uçurumunu bariz bir biçimde göstermesi açısından oldukça önemli.Aslında ‘iffet=namus’demenin,bu kavramı olduğundan daha basit ve şekilsel bir kalıba sokmak  anlamına geldiği bir gerçek.Zira meselenin dil,düşünce,kazanç ve tesettüre bakan pek çok boyutu var.Yinede büyük çoğunluğun iffet deyince aklına ilk gelen şeyin namus olduğunu varsayarak bile şunu rahatlıkla söyleyebiliriz:İslam dininde Allah’ın açık bir şekilde Kur’an’da yasakladığı ,Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem)bir müminin kıyısına bile yaklaşmasından endişe ederek defalarca nasihatte bulunduğu gayrimeşru ilişki,ne kadın için ne erkek için asla kına gibi bir süs aracı olamaz .O ancak kalbi siyahlandıran ve hissiyatımızı öldüren büyük bir günah olması sebebiyle kara olabilir.

    Bu anlayışın daha küçük yaşta zihinlere oturtulması hayati önem arz ediyor.Bunun için de en başta ebevenylerin aynı çatının altında büyüttükleri kız ve erkek çocuklarına mümkün olduğunca eşit sınırlar çizmesi gerekiyor.Çünkü küçük kız çocuğunun arkadaş listesini ezberleyip,gittiği yerleri rapor etmesi istenirken “Ben bu akşam evde yokum”diyen erkek çocuğuna sorgusuz sınırsız bir özgürlük tanıyan anne-babalar maalesef,evlatlarının da daha yetişme döneminde belli konularda serbestliğin erkeğe mübah,kıza haram olduğu gibi yanlış bir hüküme varmasına sebep oluyor.Tabii ki İslam dinine yani dinimize göre kadın ve erkeğe düşen roller,yükümlülükler,yaptırımlar birçok konuda açıkça farklılık arz ediyor.Ama kimi ibadetlerde olduğu üzere şekli ayrımlar haricinde aynı yükümlülüklerin taşındığı hatta paylaşıldığı İFFET gibi hususlarda var.Özellikle evlilik söz konusu olduğunda eşlerden birinin diğerinden daha sorunlu bir İffet algısının olması,o yuvanın içerisinde huzuru barındırmıyor.Zira iffetin,giyim-kuşamdan tutun,doğru konuşmaya,helal kazanca,dürüstlüğe,hak yememeye varıncaya kadar gerektirdiği hükümler,her iki kişide birden görülmediğinde,yani çiftler birbirlerinin temiz ruhlarının yansıtıcısı olmadığında aynadaki görüntünün çirkinleşmesi kaçınılmaz oluyor.

    İFFET,ister karşı cinsle olan münasebette ihlal edilsin,ister karşılıklı güvensizliğe yol açan yalanla zedelensin,isterse de haram lokmanın,hakkı olmayanı almanın hırsıyla yorulsun her halükarda değmeyecek kişi ya da meseleler için heba ediliyor.Bu yüzden hepimizin “Ben tam anlamıyla İFFET sahibiyim”demeden önce belki bin kez düşünmesi gerekiyor.Zira büyük bir hatayı küçük ölçekli hissetmek bile bizi fark etmeden sizlik dairesinin içine sokabilir.Allah muhafaza.Başkalarının en uç noktalardan düştüğü yanlışlara biz de bir bakış,ifade ya da sözle düşebiliriz.Kendimizi bu belirsizlikten kurtarma adına alacağımız ilk önlem mümkün olduğu kadar şüpheli şeylerden uzak ve steril bir ortamda nefes alıp vermek belki de.Bunun için de Bediüzzaman’ın ifadesiyle bir kelime,bir dane bile batmam demeyip ufak bir yanılsamada bile alabora olacağımızı hesaba katmak elzem.Ama mümkün olduğu kadar temiz kalmaya çalışırken dünyadaki tek pir u pak kirlenmemesi gereken şey biz ya da çevremiz diye düşünmemek ve herkese aynı hüsnüzan ve özveri ile bakıp kimsenin namus bekçiliğini de yapmamak gerekiyor.Çünkü kalplerin içini ve olayların perde arkasını yalnız Allah c.c biliyor.

Leave a Comment

Categories

Pages

Tag Cloud